KARANLIĞIN EN KOYU TONU: ZORBALIK

Paylaş:

Etrafınızı saran iri yarı arkadaşlarınız, kahkahalar, hakaretler, itilip kakılmalar ve kulaklarınızdan silinmeyen cümleler. Hatırlamaya çalıştığınız anda kalbinizi sıkıştıran kötü anılar. Bazen hatırlamaya çalışmanıza gerek kalmadan beyninize üşüşen kabuslar. Uyuyamamalar, kötü hissetmeler, özgüven kaybı ve hayat kalitenizi mahveden başka bir ton şey.

Yukarıda tasvir etmeye çalıştığım şey, zorbalığa uğradıktan sonra mağdurun yaşadıklarının sadece bir kısmıydı. Okurken bile ne kadar kötü olduğunu anlıyorsunuzdur. İnsanlara anlattığınızda genelde boş gözlerle, acıyan bakışlarla dinlerler; ancak sizi anlamalarının mümkün olmadığını bile bile anlatmak, dökülmek istersiniz. Çünkü içinizde tuttuklarınız sizi yeterince zorlamıştır. Artık devam etmeniz gerekir ve bunu da ancak psikolojik destekle başarabileceğinizin farkındasınızdır.

ZORBALIK NEDİR?

Zorbalık, aralarında güç farkı bulunan bireylerden güçlü olanın güçsüz olana fiziksel, sözlü ve psikolojik şiddet uygulamasıdır. Tanımdan da anlaşılacağı üzere süreç güç dengesizliği üzerinden ilerler. Zorbalığa uğrayan tarafın hakkını araması gerektiğini düşünsek de gerçek hayatta süreç çok farklı bir şekilde ilerler. Mağdur gün geçtikçe daha sessiz, içine kapanık, depresif, özgüvensiz ve intihara meyilli hale gelir. Hakkını aramak şöyle dursun, sırf maruz kaldığı zorbalıktan kurtulabilmek için susar, susarsa kurtulacağını ve bu sürecin bir gün biteceğini düşünür. Zorbalık ilerler; mağdur ise hayattan kopmaya başlar. Bazen bu zorbalık mağdurun intiharıyla sonuçlanır. Bize küçük gibi görünen, hatta çocukluk olarak lanse edilerek normalleştirilen bu şiddet, insanları hayatları boyunca özgüvensiz yaşamaya mahkum eder ve tedavilere, ilaçlara bağımlı hale getirir. Bu yönüyle zorbalık basit bir çocukluk eğlencesi olmanın çok ötesindedir.

NE YAPILABİLİR?

Çocuğunuzun zorbalığa uğraması durumunda sizinle konuşabilmesi hayati önem taşır. Çocuğunuza, onu olduğu gibi kabul ettiğinizi ve her koşulda seveceğinizi gösterin. Bunu, cümlelere dökmekten fazlasıyla yapın. Size içini açabilen bir çocuk asla güçsüz olmayacaktır. Çünkü günün sonunda güvenli bir limana sahip olduğunu bilir ve maruz kaldığı zorbalığa da bu limanın verdiği güçle karşı koyar. Bununla birlikte zorbalık yapan bir çocuğun ebeveyniseniz durumun aile içi sebeplere dayanabileceğini unutmayın. Konunun uzmanlarıyla görüşün ve çocuğunuzun bu davranışı tekrarlamadığından emin olun. Güçsüz birini ezmeye çalışan çocuğun ailesinde şiddet olmasa bile farklı bir psikolojik sorunu olabilir.

ÖĞRETMENİN ROLÜ: FARK ETMEK HAYAT KURTARIR!

Öğretmen zorbalık konusunda kilit rol oynamaktadır. Bir öğretmende olması gereken niteliklerden biri de gözlem yeteneğidir. Sınıfınızda zorbalığa maruz kalan öğrenciler olabilir. Örneğin, üniversitenin ikinci senesinde arkadaşlarımla birlikte gittiğimiz köy okulundaki bir çocuk son derece sessizdi. Hiçbir oyuna katılmıyordu. Onunla tanışır tanışmaz bunu fark ettim ve onu da oyunlara dahil etmeye çalıştım. Okuldan ayrılırken bana defalarca sarıldı ve teşekkür etti. Daha önce oyunlara dahil edilmediğini, bunun kendisine teklif dahi edilmediğini anlamak zor değildi. Bu noktada öğrenciyi gözlemlemek, ona söz hakkı vermek, öğrencinin arkadaşlarıyla olan ilişkilerini bilmek, ailesinin durumundan haberdar olmak ve aile içi şiddet söz konusuysa buna devlet yetkilileriyle birlikte bir çözüm bulmak gerekiyor. Ancak bu şekilde zorbalığa dur denebilir. Zorbalığı uygulayan öğrenciler için de aynı durum söz konusu. Aynı köy okulunda bizim bile korktuğumuz öğrenciler vardı. Zorbalığı bir çeşit mafyalığa çevirmişlerdi. Sınıftaki herkesi tahakkümleri altına almışlardı. Böyle öğrenciler sınıf öğretmenleri tarafından tespit edildikleri takdirde çözüme giden ilk adım atılmış olur.

‘’Şiddetin her türlüsünün son bulduğu, daha iyi bir dünya dileklerimle…’’

TUĞBA COŞKUN

BAMBU EĞİTİM GÖNÜLLÜSÜ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir